Şenol Kalyoncu
Sevgili Hürriyet okurları... Günümüzün hızlı, yoğun ve çoğu zaman masa başında geçen yaşam düzeni, bel ağrılarını toplumun en yaygın şikâyetlerinden biri haline getirdi. Özellikle bel fıtığı, sadece ileri yaşta değil, genç nüfusta da giderek daha sık görülüyor.
Bu rahatsızlıkla karşılaşan pek çok kişi, ilk anda aklına gelen, “Ameliyat şart mı” sorusuyla endişeye kapılıyor. Oysa modern tıbbın sunduğu yöntemler arasında, bazı hastalara ameliyatsız çözüm sunan seçenekler de var. Bu seçeneklerden biri, algoloji (ağrı tıbbı) uzmanlarının uyguladığı nükleoplasti işlemi. Bu hafta bu konuyu Algoloji Uzmanı Doç. Dr. Dostali Aliyev ile konuştum. İşte verdiği önemli bilgiler...
MİNİMAL GİRİŞİMSEL BİR YÖNTEM
Algoloji, yani ağrı tıbbı, kronik ağrıların tanı ve tedavisiyle ilgilenen bir tıp branşı. Bel fıtığı nedeniyle uzun süredir ağrı çeken ancak cerrahi sınırda olmayan hastalar için bu branş, ameliyatsız seçeneklerin değerlendirildiği önemli bir alan haline geldi. Nükleoplasti de bu seçeneklerin başında geliyor. Bu işlem tamamen minimal girişimsel bir teknik. Yani klasik ameliyatlarla karşılaştırıldığında çok daha az müdahale içeriyor ve hastaların günlük yaşamlarını aksatmadan uygulanabiliyor.
Dostali Aliyev
BIÇAKSIZ, KESİKSİZ, NARKOZSUZ
Nükleoplastinin en dikkat çeken yönlerinden biri, ciltte herhangi bir kesi açılmadan uygulanmasıdır. Halk arasında “bıçaksız teknik” olarak anılması da bu yüzden. İşlem sırasında kullanılan iğne kalınlığındaki özel cihazlar sayesinde, ciltte gözle görülür bir kesi oluşmuyor. Ayrıca işlem genellikle narkoz gerektirmiyor. Çoğu hastada yalnızca lokal anestezi yeterli oluyor. Bu durum özellikle anestezi riskinden çekinen kişiler için önemli bir avantaj sağlıyor.
HASTA AYNI GÜN TABURCU EDİLİYOR
Nükleoplasti işleminin bir diğer öne çıkan özelliği, günübirlik yapılabilmesi. Hastalar sabah hastaneye gelip değerlendirmelerden geçtikten sonra işlem uygulanıyor ve çoğu hasta aynı gün taburcu edilerek evine dönebiliyor. Bu da iş gücü kaybını azaltıyor, hastaların sosyal hayatını minimum düzeyde etkiliyor.
AMAÇ SİNİR BASKISINI AZALTMAK
Bel fıtığında temel sorun, omurlar arasındaki diskin taşarak sinirlere baskı yapması. Nükleoplasti, bu baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor. Özel bir teknoloji kullanılarak diskin iç kısmındaki doku hacmi azaltılıyor, böylece sinirin üzerindeki basının hafiflemesine katkıda bulunuluyor. İşlem sırasında hastanın bilinci açık olduğundan, doktor ile iletişim halinde olmak mümkün oluyor.
HER BEL FITIĞI İÇİN UYGUN MU
Nükleoplasti, her hasta için uygun bir yöntem değil. Algoloji uzmanları, hastalığın derecesini, fıtığın konumunu, hastanın klinik şikâyetlerini ve daha önce denenen tedavileri değerlendirerek bu yöntemin uygun olup olmadığına karar veriyor. Özellikle erken evre bel fıtıklarında ve cerrahi gerektirmeyen durumlarda tercih edilebilen bir seçenek olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla nükleoplasti, “Ameliyat mı, ameliyatsız yöntem mi” ikilemini yaşayan bazı hastalar için bir ara çözüm olma niteliği taşıyor.
HIZLI İYİLEŞME SÜRECİ
Nükleoplastiden sonra çoğu hasta, kısa süreli bir dinlenme döneminin ardından günlük yaşamına dönebiliyor. Özellikle fiziksel işi olmayan kişiler, birkaç gün içinde normal aktivitelerine kavuşabiliyor. İşlemin minimal girişimsel olması, iyileşme sürecinin de oldukça rahat olmasını sağlıyor. Son yıllarda hem dünyada hem Türkiye’de, cerrahi dışı tedavilere ilginin artmasıyla birlikte nükleoplasti daha çok gündeme gelmeye başladı. Girişimsel ağrı tedavilerinin yaygınlaşması, teknolojinin gelişmesi ve hastaların ameliyatsız alternatifleri araştırması bu yöntemi daha görünür hale getirdi.